Tehdit dilinden anlayanlar - Alper Ender Fırat
Sağdan hizaya girenler listesine en son Leyla Alaton yazdırdı adını. Yıllar sonra Recep T. Erdoğan’ın çok güçlü kadınlar yetiştirdiğini, hatta feminist olduğunu bir kere daha fark etmiş. Bunu da kamuoyuna açıklaması gerektiği hissine kapılmış. Bakalım Recep Bey bunu yeterli görecek mi? Yoksa yeterli görmeyip Fazıl Say’ın yaptığı gibi önünde eğilen bir fotoğraf da isteyecek mi? Bükemediğin eli çok geçmeden öpeceksin sözünün somutlaşmış hali olan ‘Fazıl Say fotoğrafı’ hiç kuşkusuz demokrasi tarihimizdeki seçkin yerini aldı.
Tatlısu Türkleri kendisini risklerin içine sokacak bir şeyin içine bugüne kadar girmediler bundan sonra da girmezler. Bir miktar girerse de ya hemen el öpmeye durur ya da yaşadıklarının –Gezide maruz kaldıkları panzer suyu gibi- bir şehir efsanesi olarak dillere destan ederler.
İktidar demek biraz da hangi dilden anlıyorsanız o dilden konuşma sanatı. Tehdit dilinden anlıyor ve hemen sağdan hizaya geçiyorsanız güç sahipleri bunu tepe tepe kullanır. Recep T. Erdoğan öksürdüğünde ana muhalefetten başlayarak, bütün iş dünyası, medya sağdan hizaya giriyorsa o öksürük hiçbir zaman kesilmez, kesilmeyecek ve artarak devam edecek.
Herkes tehdit dilinin bu ülkede çok işe yaradığını ispat etmek için adeta yarışa girmiş durumda. Cem Yılmaz’dan, Yılmaz Erdoğan’a, Leyla Alaton’dan Mahmut Tanal’a, Fazıl Say’dan Demek Akbağ’a, Güler Sabancı’dan Cem Boyner’e, kadar herkes ‘efendim mesajınızı aldım hangi elinizi öpeyim’ kıvamında. Daha önce parayla, sanatla, sinemayla, şarkıyla toplum nezdinde elde etmiş oldukları itibarlarını Recep Bey lehine birer birer nakite tahvil ediyorlar. Bir kısım muhalifimsi partiler ve medya da Saray’ı gerçek anlamda rahatsız edecek bir şey yapmamaya azami özen gösteriyor.
Ancak; demokrasi, özgürlük, insanca yaşamak, evrensel değerler, en küçük bir riske girmek istemeyenlerden oluşmuş bir ülkeye hiçbir zaman gelmez. İşim aksamasın, kariyerim, statüm ve her şeyimde bir risk oluşmasın ama diktatörlük de engellensin. Kimler engellesin? Herkes çıplak ayaklılardan bunu yapmasını bekliyor. Bütün mal varlığı diktatörün verdiği bir adet balık olanlardan o balığı almayıp isyan etmesini istiyorlar. Bir yandan olabildiğince aşağılayıp bir yandan da demokrasi adına riske girmesini bekliyor Tatlusu Türkleri.
Bu ülke için elindeki her şeyden feragat eden sadece Hizmet Hareketi çıktı. Yalnızca hizmet hareketi zalimlerin, haramilerin sağından hizaya geçmedi. Çok ağır bir bedel ödeme pahasına Türkiye Cumhuriyeti haydut devlet olmaktan kurtuldu. Bu sayede dünya, uluslararası kriminal işlerin devletin değil onun gücünü kullanan bir şebekenin eylemleri olduğunun farkında. Eğer cemaat ülkeyi ve ilkeyi değil de kendi çıkarlarını düşünmüş olsaydı çok kolay uzlaşabilir ama o zaman ülke için her şey bambaşka olurdu.
Merak ediyorum sopayı görünce sağdan hizaya girenler aynaya bakınca ‘bu ülkede tek yürekli cemaat çıktı, havuçla da diktatörlüğe baston değneği olmadı, sopayla da olmadı.’ Diyorlar mıdır?
Velev ki demesinler, her şey ayan beyan ortada. Sağdan hizaya girmeyen hizmet hareketinin ülkeyi nasıl bir uçurumdan kurtardığını zaman ayan beyan ortaya çıkaracak.
KAYNAK: http://www.tr724.com/tehdit-dilinden-anlayanlar/
Bu Yayına Yorum Yapın